DENİZ
READING AGE 4+
Yanımda olmasa da gözümün önünde büyüyüp yeşeren bir umudum vardı.
Hiç unutmuyorum, bir gün tesadüfen bizim sınıfa geldi. Ben onu görmeden kapıdan geçmeye çalıştım ve çarpıştık.
O kadar bulanık ki hatıralarımın arasında.
Bütün acılarım büyüyerek sise dönüştü anılarımın üzerinde hayat bulan.
"Dikkatli olsana!" dedi hafif kızarak.
Hiçbir şey demedim, yanımdan geçip gitti. Hikayelerdeki gibi vanilya kokmuyordu.
Acı kokuyordu.
Ruhu üflenmiş bir beden gibi.
Kalbimin çarpmasından duyamadım kokusunu. Sadece manevi bir acı vardı üzerinde.
Tanımadığı bir kız kalbinin en derinliklerinde onun acısını hissetti.
Ve bir gün, kalbi aniden sıkıştı o kızın. Bir an tökezledi.
Hoşçakal.
Dedi içinden, hissetti.
Gitti çünkü.
Ruhun üflendiği beden üflemedi bir daha sigara dumanını iki dudağının arasından.
Sonra o hikaye darmadağın oldu, paramparça.
İki sene, bir ömür kadar.
Şimdi; veda ediyorum, ömrümün katran karası anılarının arasındaki o dalından koparılmış papatyaya.
Papatyalar dalından koptuğunda güzel kokarlar.
Sen sigara kokardın, ne ara papatya açtı köprücük kemiklerinde?
İyi geceler, üzerini toprak örten küçüklüğüm.
Büyüseydin de büyüdüğünü görseydim kalbimin acısını taşıyan gözlerimle.
Ve Günaydın, küçüklüğüm.
Gerçekleri gördüğün o dünyanda doğan güneşin, yaşayamadığın ömrün olsun. Ve gözlerin gibi parlat onu üstünde.
Gözlerin, kirpiklerin gölgelediğinde daha bir güzel olurdu, hatırlıyorum.
Şimdi kirpiklerin örttü ya gözlerini. Göremediğin günlerin olup bir damla yaş gibi süzüleceğim aralarından.
Unfold
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……