Saatler geçmişti.
Ev sessizdi.
Salonun ortasındaki koltukta Rojin oturuyordu.
Ellerini bağlayan kalın ipler bileklerini acıtıyordu.
Ayakları da bağlıydı.
Uzun zamandır aynı pozisyonda oturduğu için bacakları uyuşmuştu.
Ama o hiç kıpırdamıyordu.
Gözleri dalgındı.
Aklında tek bir şey vardı.
Oğl……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……