yazar günlüğüm
Reads
Şervan kapıyı sertçe açtı tekme ile . Seneler sonra bu kapıya gelmek ,onun için ölüm gibiydi . Berfin yukarıda kızını emziriyordu. Şervan'ın sesi yırtıldı resmen ... " Nerde lan o kansız yeğenin ! nerde lan . Mahmut ağa çık dışarı ..." Berfin’in kalbi bir anlığına durdu. Bebeğini göğsüne daha sık bastırdı. Parmakları titremeye başladı. O ses… Gençliğinin kabusu o ses . Avluya Mahmut Ağa çıktı. Yaşlı ama dimdik. “Şervan Ağa… ne oldu oğlum?” Şervan’ın gözleri kan çanağı gibiydi. Çenesindeki kaslar kilitlenmişti. “Velat nerede?” dedi dişlerinin arasından. “Yeğenin nerede lan ?” Mahmut Ağa’nın yüzü soldu. Şervan bir adım daha attı. Sesini yükseltmedi. Ama sesi daha tehlikeliydi artık. “Kardeşimi kaçırmış. Velat nerede?” Yukarı katta Berfin dizlerinin bağı çözülecek gibi oldu. Velat… Demek sonunda olmuştu. Şervan’ın kız kardeşiyle yıllardır gizli gizli görüşen Velat… Şimdi iki aşiretin arasına ateş atmıştı. Aşağıda hava ağırlaştı. Bir kuş bile uçmadı. Şervan’ın bakışları bir an merdiven boşluğuna kaydı. Sanki hissediyordu. O evde onun kokusu vardı. Berfin o evdeydi. Ama şu an mesele aşk değildi. Mesele namustu. Mesele kan davasına dönüşebilecek bir yangındı. “Velat’ı çıkar karşıma, Mahmut Ağa,” dedi Şervan. “Yoksa bu kapıdan ya ben kanla çıkarım… ya kanla çıkarım!!!!" Mahmut Ağa ellerini iki yana açtı. “Şervan… dinle beni oğlum. Velat’ın babası öldüğünde daha on üçündeydi. Ben büyüttüm o çocuğu. Evimizin tek oğlu o. Bir de on yaşında kız kardeşi var. Yanlış yaptı ama…” Şervan’ın gözleri alev gibiydi. “Ne anlatıyorsun lan sen , Yanlış mı?” Bir kahkaha attı ama içinde zerre mizah yoktu. “Kardeşimi kaçırmış, sen bana yanlış mı diyorsun Mahmut Ağa?” Silahı belinden çekti. Namlu bir anda havayı kesti. Mahmut Ağa’nın göğsüne doğrulttu. Avlu buz kesti. “Onu bana teslim et. Yoksa ben alırım.” Mahmut Ağa bir adım geri çekildi ama diz çökmedi. “Seviyorlar Şervan. Sen de bilirsin sevdayı.” O kelime… Sevda. Şervan’ın çenesi kilitlendi. Tam o anda yukarıdan bir ayak sesi geldi. Berfin merdivenleri koşarak indi. Kucağında bebeği. Saçları uzun hala siyah , yüzü bembeyaz. “Baba!” Hiç düşünmeden silahın önüne geçti. “Ne olur… ne olur indirin o silahı…” Şervan dondu. İki yıl. Tam iki yıl sonra ilk kez görüyordu onu. Berfin’in yüzü eskisinden daha olgundu. Ama gözleri… o bal rengi gözler… hâlâ aynıydı. Sonra Şervan’ın bakışı aşağı kaydı. Bebek. Minik bir yüz. Masum. Hiçbir şeyden habersiz. Zaman bir anlığına durdu. Berfin’in elleri titriyordu ama geri çekilmedi. “Babamı vuramazsın…” Şervan’ın parmağı tetikteydi. Ama ateş etmedi. Gözleri tekrar Berfin’e çıktı. Öyle bir baktı ki… içinde hem yılların özlemi hem gömülmüş bir yangın vardı. Bir adım yaklaştı. Sesi kısıktı ama sertti. “Çekil.” Berfin başını salladı. “Hayır.” O an Şervan’ın yüzü taş kesildi. İçindeki adam bir saniyeliğine uyanmıştı. Ama hemen öldü. “Çekil dedim!” diye kükredi. “Velat nerede?!” Bebek ağlamaya başladı. O ses Şervan’ın kalbine kurşun gibi saplandı. Ama yüzündeki ifade değişmedi. “Onu bulduğumda… ya ölecek yada ölecek lan .” Avludaki herkes sustu. Şervan son kez Berfin’e baktı. O bakışta iki yılın özlemi vardı. Ama geri çekildi. “Bu iş daha bitmedi.” Silahını indirdi ama öfkesini değil. Ve o evden çıkarken, Berfin şunu hissetti: Şervan Hewlêrî , artık eskisi gibi sevmiyordu. Artık yakıyordu. Dilan ile Velat iki gün sonra bulundu. Kaçamamışlardı. Saklanmışlardı. Dilan dimdik duruyordu. Velat’ın elini bırakmamıştı. “Ben kendi isteğimle geldim,” dedi Dilan. Sesi titremedi. Şervan’ın gözleri kız kardeşine döndü. O bakışta hem ağabey hem ağa vardı. Ama merhamet yoktu. Aşiret konağında büyükler toplandı. Hava ağırdı. Bir karar verilecekti. En yaşlı aşiret büyüğü konuştu: “Kan akmasın. Gençler sevdalı. Berdel olsun bu iş.” Şervan’ın çenesi kilitlendi. “Nasıl?” dedi soğuk bir sesle. “Velat’ın kız kardeşi var. On yaşında. Söz kesilir, büyüyünce nikâh olur.” Bir anlık sessizlik… Sonra sandalye devrildi. Şervan ayağa fırladı. “On yaşında lan o!” diye haykırdı. “Çocuk daha!” O an herkes sustu. Şervan öfkeliydi ama adaletsiz değildi. Çocuğu berdel yapmak gururuna bile ağır gelmişti. Başka bir büyüğün sesi duyuldu. “O halde…” dedi ağır ağır. “Berfin.” Avludaki hava değişti. “Kadının kocası şehit oldu. Bebesiyle ortada kaldı. Kan bağı güçlenir. İki aile barışır.” Şervan’ın gözleri bir anda karardı. “Ne dedin sen?” Sesi düşüktü ama tehlikeliydi. “Berfin’i alırsın. Berdel sayılır. Kan kapanır.” O an Şervan’ın içinde yıllardır gömdüğü her şey kabardı. Bir kahkaha attı. Acı bir kahkaha. “Ben kimsenin artığını almam.” Cümle konağın duvarlarına çarptı. Mahmut Ağa başını eğdi, sesinde hem üzüntü hem de kararlılık vardı: “Kızım kimsenin artığı değildir. Namusu ile evlendi ve kocası şehit oldu. Bebesi ile ortada kaldı.” Şervan’ın bakışları, içindeki öfkeyle birleşip bir anlığına titredi. Ama dışarıya yansıttığı sertlik hâlâ korkunçtu. Kimse ona yaklaşamazdı, ne büyük ne küçük. Avluda sessizlik çöktü. Sanki dağlar bile Şervan Hewlêrî’nin öfkesine teslim olmuştu..
Updated at
Reads
2026#TR- İLLE DE SEN Demir şok oldu yumruğunu sıktı gözlerini yumdu açtı " Baba ne demek öldü lan ! ne demek benim kardeşim öldü! o orospu mu yaptı bunu lan ! bırak dedim lan ona bırak dedim lan ! " " Senin haberin varmıydı sik herif! ulan Allah sizi bildiği gibi yapsın lan " " Bav geliyorum ben hemen! " diyerek kapattı. Yere çöktü ağlamaya başladı, canından çok sevdiği kardeşi yoktu . Mirhiban ne durumdaydı, telefonu aldı aramak için sonra vazgeçti. Baktı kaç kere aramış Mihriban adamı . Ağladı biraz , kalktı hemen eşyalarını alıp çıktı otelden .Uçağa bindi kalbi ikiye ayrılmış gibi . Konağa vardı adım atmak istemedi, babası anası çıktı sarılıp ağladılar. Demir baktı babasına " Mirhiban nerde odada mı çok kötü mü durumu ? " diye sordu . " Oğlum , Mihri " diyip sustu. Demir kaşını çattı sinirle baktı. " Nerde baba kız ! " " Oğlum sen gelmedin ulaşmaya çalıştık olmadı , ulaşamadık. Töre bellidir " " Sikerim töreyi lan nerde bu kız baba evine geri mi döndü " " Oğlum amca oğlun Welat'a verdik kızı onla evlendi, baba evine dönemez " Demir sinirden deliye döndü yumruğunu sıktı gözlerini kıstı kafasını eğdi babasına baktı sinirle " Baba ortalığın amına koy dersin he ! , ulan ne demek lan kızı Welat'a vermek . Ben varım lan ben ! o kız benim hakkım ! " " Oğlum ne dersin sen benim hakkım falan, biz sen evlenmezsin dedik ! Doğan'ın sevdiği onun karısı diye !! " " Ulan başlatmayın sevdasından , sevdası olsa başka kadından çocuk mu yapardı amına koyayım! " diyerek koştu ve çıktı bir sürü adam alıp . Welat'ların konağa geçti bağırdı " Welattttt ! çok dışarı amca oğlu benim emanet varmış burda almaya geldim ! " Welat çıktı bir eli cebinde, sigara içiyordu. " Amca oğlu biraz erken geldin! Doğan öldü lan nerdeydin sen şimdiye kadar! " " İşlerim vardı amına koyayım! Mihri nerde ! " " İçeride , bak evlendi benimle kız bir daha kötü olmasın Demir " " Ne evlenmesi amına koyayım! ulan abiis varken sana hak düşer mi lan ! ver kızı alıp gidicem ! hemen boşayacaksın sende hemen ! " Mirhiban çıktı " Demir abi " diyerek baktı gözleri yine dolu. " Mihri"diyerek koştu sarıldı kıza Demir . " Demir abi Doğan öldü , kıydılar ona " diyerek ağlamaya başladı kız . " Evet güzelim hadi gidiyoruz burda kalmana gerek yok hadi gel " diyerek elini tuttu . Mihriban elini çekti hemen " Abi biz evlendik Welat ile , gelemem " " Geleceksin Mihri ! burda kalmazsın! boşa hemen lan çabuk " diyerek bağırdı Demir . Welat " Mirhiban isterse boşarım senin istemen ile yapmam hiç bir şey " " Ulan sikerim şimdi senin belanı lan ! boşa lan kızı hemen boş lan ! " " Demir abi , bak ben onunla evlendim o beni okutucak , iyi biri o bana zarar vermedi vermez , konağa gelirsen sıkıntı olur dul kadınım " " Benimle evleneceksin Mihri ! hiç bir şey olmaz!!!! " Mihriban önce şaşırdı sonra sinirle baktı " Ne demek evlenmek abi ! ,olmaz bu ben Doğan'ın karısıydım , hem Welat abi ile formaliteden evlendik biz " " Tamam işte bitti o formalite ! Lan Welat haber veremedin mi lan bana ulan ulaşmak istesen ulaşırdın niyetin ne lan senin ! piç" diye kükredi , Mihri baktı adama öylece , Welat sinirle adama doğru yürüdü " Doğru konuş lan şerefsiz! gelseydin lan şimdiye kadar! kardeşin ölmüs ortada yoksun lan ! gelip sahip çıksaydın ! " " Bana kimsenin sahip çıkmasına gerek yok Welat abi , lütfen ikinizde saçmalamayın artık ne olur !!! " Demir yaklaştı kıza tuttu çekti kendine sertçe " Doğan öldü töre senle benim nikahımı emreder ! Welat dış kapının dış mandalı !! " " Bırak lan kızı şerefsiz! " diyerek Welat'da yaklaştı adama sinirle. Demir bağırdı " Kızı alın diye Welat'a silahı çekti, adamlar Mihri'nin kolunu tuttu çekti arabaya götürmek için , Welat'da silahı çekti " Bırak ulan karımı ! şerefsiz varmı lan öyle evden karımı çıkarmak! " " Senin belanı sikerim Welat ! ne karısı lan kız sana abi diyor amına koyayım! bu kız benimle gelecek boşa bu kızı öldürürüm bak seni amca oğlu falan dinlemem ! " . Şilan ve Şeyma çıktı ağlayarak silahlar çekilmişti, Şeyma bağırdı " Demir abi yapma abim masum kızı korumak için yaptı" Demir gülümsedi kıza " Güzelim korkacak bir şey yok , abin iyilik yapmış ama bitti iyilik yapması gereken bir durum yok şu an tamam güzelim, korkmana gerek yok ! canım , şimdi ben benim olanı alıp gidecem " Mirhiban ağlıyordu, " Welat abi gitmek istemiyorum " diye ağlayınca , Welat silahı doğrulttu " Bak gelmek istemiyorum diyor kız lan piç ! yazık günah lan ! bırak kızı " " Gelmek istesin istemesin! bırakmam bu kız benim ! töre budur ! şimdi seni gebertmeden bırak ! . " " Lan oğlum mal kız formaliteden burda , gerizekalı çocuk oyuncagı mı bu lan ! " Derken Demir bağırdı " Tamam işte bitti formalite oğlum ! ben varken sana hiç bir bok düşmez lan kimsin sen ne bok yemeye babam ile kurdunuz bu oyunu ". " Ulan kızı kuma diye alacaklardı, bir sürü piç istedi bile lan " , Mirhiban çoktan arabaya bindirildi bile ,Veysel geldi " Demir bak bu adam bu kızı seviyor " ...
Updated at
Reads
Güzeller güzeli bir Adana'ya nam salmış Kızıl Afet denilen terzi kız Züleyha.. Karanlıklar kralı Aslan Keskin ...Züleyhaaaa züleyhaaaa kız nerde bu kız kız kızıl Afet nerdesin sen ? + Geldim geldim yengelerin güzeli geldim - Kız nerdesin iki saattir hadi bak geç kalacan al bunları bir şeyler yaptım yersin . + Güzel kalplim benim için mi bunlar - kız kime yapacam o abine değil herhalde dedi güldü Ayşe . + yengem sen olmasan ne yapardım bu evde ben dedi Züleyha -Canim dedi sarıldı kıza Ayşe , . O sırada kapı çaldı Ayşe açtı kayınbabasi ve kocası yine beş karış sürat ile geldiler . Ayşe ne oldu yine size dedi tiksinir gibi baktı , kocası sus lan dedi yemek hazırla bize dedi . Züleyha baktı ve çıktı dışarı nefes aldı terziye doğru yürüdü Terzi dükkanında çalışan 23 yaşında bir kızdı liseden sonra okutmadı babası para gidiyor git çalış dedi. Terzi dükkanının yan tarafında araba yıkama dükkanın da gençler oturuyordu Burak dizi ile dürttü senin ki geliyor dedi Seyit başını kaldırdı baktı offf yine çok güzel lan dedi saçları gözleri dudakları her şeyi çok güzel bir kızdı Burak saçlari boyamı acaba dedi Seyit küçükken de böyleydi dedi aynı mahalledeydi küçüklükten Burak harbi güzel dedi Seyit sokarım o ağzına dedi dönün lan önünüze dedi ! Züleyha geçiyordu Seyit baktı günaydın Züleyha dedi diğerleri de döndü baktı, Züleyha sadece günaydın dedi ve geçti gitti hiç hoşlanmıyordu bu adamdan .Seyit bir kerede bak lan yüzüme dedi bir kere çay bardağıni sıktı diğerleri sıkma canını dediler . Seyit bu böyle olmaz benim bu kizi almam lazım dedi duramıyorum lan artık yüz vermiyor bana diğer çocuk kimseye yüz vermiyor dedi sırıttı Seyit tuttu yakasından sikerim senin belanı lan dedi Züleyha benim kimse yan gözle bakmayacak dedi tamam lan bırak dedi adam , Seyit o zman adam gibi konuş dedi . Çocuk sırıttı bak dedi yüz vermek istediğine veriyor dedi Seyit dönüp baktı Seyitin kuzeni Ahmet' ile konuşuyordu Züleyha hemde gülümseyerek Ahmet de aynı şekilde Ahmet öğretmendi temiz bir çocuktu ,Seyit yumruğunu sıktı yaklaştı Ahmet dedi Ahmet döndü baktı Seyit abi dedi gülerek Seyit de Ahmet koçum nasılsın dedi gözü Züleyhadadyı İyiyim abi sen nasılsın okula gidiyorum Zuleyha ile karşılaştık dedi . Seyit kafa salladı ne güzel dedi ne güzel Züleyha görüşüruz Ahmet dedi ben gideyim Feride abla bekler beni dedi gülümseyerek baktı Seyite döndü kafa ile selam verdi gitti Seyit baktı Ahmet' dedi tanışmışsın benim kızla dedi bilerek Ahmet nasıl abi dedi senin kız ? Seyit ha koçum senin haberin yok tabi ben yanığım bu kıza kaç zamandır dedi yakında istetirim anama düğün yakındır dedi sırıtarak Ahmet şok oldu Züleyha demedi hiç dedi ama Seyit henüz haberi yok be oğlum ama gönlü var bende belli ediyor dedi Ahmet bozuldu ama bir şey demedi hayırlı olsun abim dedi Seyit vurdu sırtına eyvallah Koç dedi hadi eyvallah dedi geçti dükkana. Züleyha dedi sıktı elindeki bezi seni kimseye yar etmem benimsin kızıl Afet dedi ! Seyit 29 yaşında oto yıkama işi yapıyordu yakışıklı bir adamdı ama Züleyha ağzı bozuk ve kıskanç biri diye hiç yüz vermedi ona Züleyha Ahmet'ten hoşlanıyordu aşık değildi ama seviyordu adamı efendi bir adamdı öğretmendi temiz bir çocuktu. Züleyhanin babası tam bir pislikti abisi ile birlikte kumar içki hırsızlık ne desen vardı . Yengesini abisi kacırmıstı daha küçük yaşta evlenmiş iki de çocuklari olmuştu Bir kız Bir erkek . Züleyhanin annesi o küçükken terk etmiş yani babası öyle demişti . Gerçeği bilmiyordu babasının doğru söylediğini de düşünmüyordu açıkçası . Dükkana girdi Feridem dedi sarıldı Feride kız nerdesin sen kızıl Afet dedi ona herkes öyle derdi uzun kızıl saçlari mavi gözleri ince beli uzun zayıf bir kızdı gören her erkek bir daha bakardı . Geldim Geldim feridemmm dedi üstüne önlük alıp başladı oturdu dikiş makinasınin önüne bir siyah Jeep geçti sonra bir daha gecti Feride kim bunlar acaba dedi ne işleri var burda dedi Züleyha bilmiyorum ki dedi dikti bitirdi elindeki işi ben bunu teslim edeyim geleyim abla dedi . Feride tamam gülüm dedi.Zuleyha çıktı elinde poşet yürüdü Seyit bakıyordu yine ah ulan züleyha dedi sana Yusuf ben olacam dedi . Züleyha geçti gitti karşıdan karşıya geçerken siyah bir jeep kıza çarptı düştü Züleyha yere dizi kanamıştı ve yanı ağrımıştı ahhh dedi yerde saclari yüzünü kapatmışti Jeep durdu şoför ve yanındaki indi iyimisiniz dedi Züleyha saçlarını çekti sizce dedi kendini gösterdi adam baktı hafifçe gülümsedi bayağı iyisin dedi adam Züleyha baktı zevzek adam dedi ahh dedi yerden kalkmaya çalıştı adam tutayım ben dedi seni tuttu kaldırdı kıza dikkatle baktı arabadan bir adam indi arkadan esmer kalıplı yakışıklı sert mizahli biri soğuk ve sert bir şekilde ne oldu Neco dedi Neco denilen adam Aslan abi kıza çarptık yanına vurduk galiba ona bakıyordum dedi Aslan denilen adam yaklaştı kıza baktı Züleyha eteğini düzeltti saçlarını geriye attı dudağını yaladı başını kaldırdı adama baktı adam mimiksiz bir ifade ile bakıyordu kıza soğukça iyi görünüyor dedi hadi dedi Neco baktı başta
Updated at
Reads
Kumru daha on beş yaşındaydı…Hayat onu büyütmek için acımadı.Urfa’nın kavurucu sıcağında çıkan bir ahır yangınında annesini ve babasını kaybetti.Dünyada tek dayanağı olan abisi Yılmaz ise hapisteydi.Kimsesiz, savunmasız, yalnız…Ve bir gün, Urfa’nın en büyük ve en kudretli aşireti olan Soylu ailesine besleme olarak verildi.Bir kız çocuğunun kaderi, bir aşiretin taş duvarları arasına teslim edildi.Soylu konağı, Kumru için hem sığınak hem de kafesti.Masumiyetiyle girdiği bu evde, töreler, sırlar ve yasaklı duygular onu bekliyordu.Bir çocukken geldiği bu konakta ya bir kadına dönüşecek…ya da paramparça olacaktı.Abisi Yılmaz dışarı çıktığında, kardeşini artık tanıyamayacak kadar değişmiş bir Kumru bulacaktı.Çünkü bazı kızlar büyümez…onları kader büyütür.“Kumru, bir aşiretin gölgesinde büyüyen bir kuştu.Ama kimse onun uçmayı öğreneceğini hesaba katmamıştı.”...
Updated at
Reads
Özür dilerim Dizdar bey , ben rüya gördüm " diyerek utandı yere baktı. Dizdar elini okşadı . " İyi misin biraz daha ? " Irmak kafa salladı. Karnı ağrıyordu .Eliyle tuttu " Uzanmak istiyorum " diyerek elini çekti . Dizdar elini karnına attı " Ağrın mi var ? zorladım mı ben seni ? " " Hayır bu ağrı normal, ilk defa oldu çünkü . Kendinizi suçlamayın. Uyumak istiyorum " diyerek geri çekildi ve kenardan odaya girdi . Dizdar peşinden gitti kolundan tutup kendine çekti. " Kaçma benden , sana zarar vermem. İstemediğin sürece de dokunmayacağım .Uzak durma . Yaşadıklarını unutturmama izin ver " Irmak yutkundu nefes verdi " Unutamam Dizdar bey .Ben sizinle konuşmak istiyorum zaten . Ben dedemle bir anlaşma yaptım . " Dizdar kızı bıraktı baktı kaşını çattı. " Ne anlaşması" " Benim ölen eski eşim Enes , vuruldu. Bir not bırakmıştı bana .Onu. yazısı değildi .O yazı kime ait dedem bulacak.Söz verdi bana. Sizinle evlenmem şartı ile . Dedenizde yardım edecekmiş .Sizde evliliği bir erkek çocuk için istemissiniz. Bebek doğar doğmaz ben giderim duramam burda .Sizde bende istediğimizi alıp bu işi bitircez . Ben burda sizinle kalamam . Kalbim başkasına ait iken olmaz. Sizde bunu bilin . " Dizdar sinirle baktı. " Derdim aşirete bir erkek çocuk vermek evet . Ama annesiz bir çocuk büyütmek değil İrmak. Hem sen nasıl bırakıp gidiceksin çocuğunu. Hangi anne bırakır ? " Irmak kafa salladı " Bu benim problemim Dizdar bey .Bu şekilde olmak zorunda. " Dizdar kafa salladı sinirle baktı " Bak pişman olursun . Bu işler böyle gitmez. Bırakmak zor gelir . Bekara karı boşamak kolaydır. " Irmak geri çekildi. " Hamile kalmam için burdayım. Bebek olunca ve doğunca size verip gidicem. " " Uzatmanın anlamı yok . " Dizdar sinirle masaya tekme attı. " Niye o gün demedin o zaman. " Irmak oturdu yatağın kenarına . " Dizdar bey uzatmayalım lütfen . Bu şekilde olmak zorunda. Güçlü birisisiniz. Belli. Çocuğunuza anne bulmak sizin için çok zor olmasa gerek. " Dizdar tekrar sinirle baktı " Pişman olacaksın unutma. O saatten sonra görmek istesende evladını bırakıp gitmek isteyen bir kadına çocuk göstermem bil . " Irmak kafa salladı hüzünle " Tamam , " diyerek uzandı . Dizdar deli olmak üzereydi. Balkona çıktı " Bir gecede hayatımı sikti lan " " Amına koyayım böyle işin " " Dede , dede sen sardın başıma bu işi dede " " Ulan dede , ulan dedee ! " diye diye bir paket sigara içti. Nikah gecesi adama zehir zemberek oldu . Konakta ise durum aynıydı. Buse annesini sordu durdu .. . Fatih ise otelde zil zurna sarhoştu. " Dokundu lan sana ! " " Benim olana dokundu." " Anlaşmanızı sikeyim lan " " Benim sevdiğim kadın , şimdi o picin kollarında ." İçti tekrar . " Ahhhhhhh " diye kükredi resmen. Sızdı olduğu yerde . Dizdar ve Irmak üç gün kaldı o evde .Dizdar kıza dokunmadı bir daha bu süreçte. Irmak sadece yemek yedi oturdu . Dizdar kendini dışarı attı hep . Bugün konağa dönüp resmi nikah yapacaklardı. Dizdar kıza baktı " Bugün resmi nikah var . Konakta gidelim " dedi düz bir şekilde. Irmak ayağa kalktı " Telefonumu verin " dedi . Dizdar sinirle yaklaştı elini cebine attı " Hayır , yeni telefon aldım sana onu kullan . Anılarının benim konağımda işi yok. " "Benim odamda benim yatağımda başka bir adamı anamassın ! " Irmak gözleri doldu " Silmeyin ne olur hiç bir fotoğrafı , tek hatıralarım onlar lütfen " Dizdar deliye döndü. Bir adım daha attı . " Kızım bak deli etme beni. Benimle evlisin. Gerçek yada değil ,anlaşma yada başka bir şey. Umrunda değil benim ." " Benim karımsın. Anıların da hatıralarında bitti ! " Irmak gözleri alev alev yandı " Nasılsa yedekleri var ! " diyerek sinirle çıktı eşyaların almak için . Dizdar koltuğa tekme attı " Yedeklerine sokayım amına koyayım! " " Ne beladır aldım başıma ! " " Şeytan diyor tövbe yarabbim! " diyerek oturdu koltuğa. Kız indi elinde küçük valiz . " Gidelim " diyerek .Dizdar sinirle yaklaştı " Gidelim ! " diyip çıktılar. Irmak tek kelime etmedi yine. Konak süslenmiş , yemekler hazırlanıyor. Göktürk ve Tufan gelmişti.İrmak indi arabadan " Günaydın yenge " dedi iki adam .Irmak umursamadı bile geçti gitti . " Takmadı bizi ! " diyerek sırıttı Göktürk. Aynı sinirle Dizdar indi . " Oooo damat " diye takıldı iki adam .Dizdar " Nikah bitsin, mekâna geçelim stres atmam lazım amına koyayım hadi! " diyerek geçti oda içeri .
Updated at
Reads
Behram'ın kavuşmadığı sevdası Güzeller güzeli Roza..
Updated at
Reads
Meryem kapıda kızı bekliyordu, biraz yürüyeyim kıza doğru diye yürüdü, Hançer yine siyah jeepi gördü , yutkundu nefes verdi. Cesur indi arabadan aşağı , yürüdü kıza doğru Hançer baktı adama hızlı adımlarla Meryem'e doğru yürüdü karşıdaydı Meryem'de, Meryem de arabayı ve adamı gördü . " Ay bu adam kıza bir şey yapacak en sonunda " diye söylendi , kendi kendine. Hançer baktı adama " Ne işin var senin yine benim etrafımda be adam " " Seni almaya geldim , fazla naz aşık usandırır dedim sana usandım artık , sana bana bir şans ver dedim ama sen dinlemedin " derken arkadan adam kızı tuttu çekti arabaya , Meryem koştu Hançer diye . Cesur kızı çoktan bindirdi arabaya, Hançer bırak Cesur böyle olmaz diye ağlıyordu . Cesur duymadı , adam direksiyona geçti , Cesur kızı tuttu saçını okşadı " Bas gaza lan " diye bağırdı. Adam bastı kızın çantası üstündeydi, Cesur aldı baktı telefonuna kartı kırdı attı camdan . Hançer ağlıyordu " bırak beni bak öldürürler seni abim öldürür seni" diye . " Bir bok yiyemez o abinler beni çok hafife alıyorsun sen " diyerek baktı gülümsedi kıza . Hançer bağırdı " Zorba adam olmaz dedim sana değil mi " " Bende seni alırım dedim değil mi Hançer " " İstemiyorum Cesur bırak " , " Sus artık Hançer " diye çekti kızı kendine tuttu kollarından ilk defa bu kadar yakındı, kıza . Bir saate yakın sürdü eve varmak , araba evin önünde durdu, adam kapıyı açtı, Cesur indirdi kızı " Geldik yavrum " diyip çekti kızı . Hançer ağlıyordu hala . Fırat olanları anlattı Ateş'e, Ateş " Doğru olanı yapmış Cesur , yeter çok çektirdi adama . Bassın nikahı tıpış tıpış oturacak merak etmesin , bak Nehir hamile , bir yere gidemez artık benim karım" " Oğlum ne zorba adamlarsınız lan " " Sen birini sev görecem senide lan" " İsim olmaz kız kaçırmak falan ne lan " " He he görecez Fırat ağa " diyip konuştular iki adam . İçeride imam ve iki kişi vardı, Hançer baktı Cesur girmeden kızı iyice çekti kendine " Abin bir toplantıda şu an ,getir lan diye bağırdı adamına , gösterdi abisini başında bir adam silahı saklıyor Hançer " abiii " diye ağladı. Cesur devam etti şimdi burda nikahımız kıyılacak sonra resmi nikah kıyılacak sen benim karım olacaksın! ha kabul etmiyorum diyosan abin ölecek hemde gözlerinin önünde! hemen karar ver üç dakikan var süre başladı! " Hançer " Cesur , bak ne olur tamam zaman ver götür beni eve alışmam için zaman ver söz veriyorum kabul edicem gel iste beni tamam mı? " " Sana kaç kere geldim , üç senedir köpek oldum lan! bitti ama şimdi son dakika hadi ! " " Cesur ne olur " " Sıkın " diye talimat verdi, Hançer durun diye bağırdı tamam kabul ediyorum tamam diyerek . Cesur güzel diyerek çekti kızı abdest al gel dedi banyoyu gösterek . Hançer ağlaya ağlaya aldı çıktı. Örtü verdi Cesur kıza , örttü Hançer oturdular imamın önüne nikah kıyıldı. Resmi nikah için herşeyi ayarlamıştı adam , imzalar atıldı. Resmen karısıydı artık . Herkes gitti , Hançer ağlıyordu hala " Ağlama boşuna artık benim karımsın yarınada herkes duyar zaten " " Abim seni yaşanmayacak ! " " Acıktın mı güzelim hadi gel yemek ye " dedi tepsiyi verdi önüne . Hançer eliyle döktü herşeyi " Zıkkım yerim senin yemeğini yemem " Cesur " Ya sabır " diyerek baktı . Ortalığı topladı baktı kıza " Çok güzelsin lan" diyerek, göz devirdi kız " Seni ilgilendirmez benim güzelliğim" dedi yine . Cesur sinirle baktı kafa salladı sağa sola, " Çok inatsin Hançer ama ben o inadı kırarım haberin olsun, bana sökmez" " Nasıl bir duygu Cesur , Ateş senin en yakın arkadaşın değil mi , ben ona deli gibi aşığım seviyorum onun olmak istiyorum ama sen beni kaçırıp senin olacağımı düşünüyorsun söylesene nasıl bir duygu bu eziklik" " La havle Allah'ım sen aklımı koru Yarabbim, kızım adam evli mutlu ha birde şimdi çocuklu seni sevmiyorum dedi sana elli kere , bir kadın olarak ezik olan sensin , akıllı ol aklını başına al bak ben seni çok seviyorum güzelim seni mutlu etmek istiyorum bana he de , söz veriyorum sana herşey çok güzel olacak , düğün kına ne istersen yapacağım o güne kadar elimi sürmem sana merak etme " " Süremezsin zaten ! öldürürüm seni, ben Ateş'e aidim onu çok seviyorum, o kız onu sevmiyor ayrılacaklar o da bana kalacak , bende ilk fırsatta alacağım Ateş'i . " " Ulan kadın deli etme bak beni sikerim senin belanı şimdi , evli adamı mı ayartacaksın , sende evlisin artık benim karımsın bak salak salak konuşma! " " Kuma bile giderim ona , ! " Cesur sinirle tuttu saçını çekti " Bana bak beni deli etme kızım sus kemiklerini kırıp eline verdirme bana şimdi " Hançer sırıttı " Deli oluyorsun değil mi , Ateş'i deli gibi kıskanıyorsun değil mi çünkü onu seviyor**" diyemeden adam çenesini tuttu parmakları ile sıktı sıktı gözlerinden yaşlar düştü kızın , Cesur'un ise alevler çıkıyordu sanki . " Bir daha o ağzından Ateş kelimesi çıksın " silahı çıkardı dayadı kızın başına, devam etti " Muradıma ermeden öldürürüm seni! "
Updated at
Reads
hiç sevmediği kuzenine gelin giden İpek ve onu deli gibi seven psikopat Ağa MARAZ AĞA ve masum kız İpek 🔥 💸Madem borcunu veremiyorsun borcuna karşılık Bacını vereceksin bana oğlum !!!! -O seni sevmiyor istemez seni ödeyeceğim borcunu biz kuzeniz +sikerim kuzenini lan ya bacın yada para 💸 amcam da gelmiş bizi dinliyordu ne borcu oğlum dedi amca dedim senin bu oğlun kumar borcu taktı bana trilyonluk borcu var dedim nasıl lan dedi öyle dedim amca oğlun kumar oynuyor Asaf sus lan dedi amcam bir tokat attı amca dedim ya versin borcu yada İpeği seçin birini amcam oğlum böyle olur mu dedi olur amca dedim ipeği alırsam silerim borcu yoksa bu oğlun eşşek gibi verecek o borcu babamda geldi beş dakikaya haber vermişler ne oluyor lan dedi anlattı amcam babam oğlum kız seni istemiyor var vazgeç bu sevdadan buluruz sana Bir kız amcanda öder borcu dedi ödesin dedim o halde amca dedim senlik bir durum değil seni severim ama az buz bir para değil dedim amcam çağır avukatı dedi toprak verecem dedi ulan buda mi olmadi dedim çağırdık ödedi borcu ben yine göt gibi kaldım ortada amcam daha da oynarsan belanı sikerim dedi asafa siktir git dedi Asaf bana bakış atıp gitti İpek geldi baba dedi bize baktı amcam kızım geç içeri dedi tekrar bakıp gitti duymuştu olanlari ağlamış gözleri kızarıkdi güzelim benim orman gözlüm benim olduktan sonra ağlamayacaksin asla ama nasıl ne yapacaktım ben amca dedim elini öptüm saygısızliğım olduysa affet dedim yok oğul dedi çıktım çıkarken İpeği gördüm uzak dur benden dedi benden sana yar olmaz anla artık bunu bak bu oyununda olmadı dedi baktım yüzüne parmak salladım bu sözlerini unutma dedim İpek bu sözlerini unutma!!!!!!!
Updated at
Reads
2026#TR- İLLE DE SEN ... “ .Asu ile Çakır’ın yolları kesiştiğinde, bu artık bir kaçış değil;acıyla yoğrulmuş bir hesaplaşmadır.Bu hikâyede kim masum, kim suçlu belli değildir.Çünkü bazı yaralar kanla değil, insanla açılır. yaralardan sonra ... Ertesi gün Çakır bir iğne vurdu damardan sonrası yok ... Asu gözlerini açtığında odada gündüz yoktu. Ama gece de değildi. Başka bir karanlıktı bu. Vücudu ağırdı. Kımıldamak istedi. Yapamadı. Boğazı yandı. Midesi kasıldı. Yatak… Bu yatak farklıydı. Üstündeki çarşaf buruşuktu. Ve kokusu… başkasına aitti.Uzerinde kifayet yoktu . Ve yatakta o lanet kan " bekâret kanı " Asu başını yana çevirdi. Nefesi hızlandı. — “Hayır…” dedi, sesi çıkmadı. Ellerine baktı. Titriyordu. Bacaklarını hareket ettirmek istedi. Bir acı dalgası vurdu. O an dünyası karardı. Bir çığlık kopmak istedi içinden ama sesi boğazında öldü. Göğsü sıkıştı. Nefesi yetmedi. — “Hayır… hayır… hayır…” Kapıdan bir gölge geçti. Çakır Selmanoğlu. Ayaktaydı. Sakin. Üzerinde hiçbir şey olmamış gibi.Gömlegini giydi düğmelerini takıyordu tek tek . Asu’nun gözleri ona kilitlendi. — “Bunu… bunu yapamdın …” diye fısıldadı. Çakır yaklaştı. Yatağın kenarına oturmadı bile. — “Artık her şeyi yapabilirim,ve evet gereken neyse onu yaptım . O iz herşeyi belli ediyor ” dedi. Sesi düzdü. Duygusuzdu. Asu bağırdı. Bu sefer gerçekten bağırdı. Çarşafı yumrukladı. Göğsünü tırmaladı. Ağladı. Çırpındı. — “Öldür beni!” diye haykırdı. — “Ama bunu…yapmadım de bunu bana yapma!” Çakır başını eğdi. Bir anlık bir duraksama oldu. Sonra geçti. — “Geç kaldın,” dedi. — “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Kapıya yürüdü. Durdu. — “Bağırabilirsin,” dedi arkasını dönmeden. — “Ben istediğimi aldım " Kapı kapandı. Asu yalnız kaldı. Yatağın içinde, kendinden nefret ederek, hayattan koparak, içinde bir şeyin öldüğünü bilerek. Ve o an şunu anladı: Bu sadece bedenine yapılan bir şey değildi. Bu, onu tamamen yok etme planıydı Bir adamın intikamı, bir kadının kaderi oldu.”Güzeller güzeli Asu, bir suçun bedelini ödemek zorunda kalan masumdur.Bir adamın günahı, onun kaderi olur.Kız kardeşini toprağa veren Çakır, acısını öfkeye dönüştürmüş, vicdanını Mardin’in taş sokaklarında bırakmış bir adamdır.Duruşu sert, kalbi karanlık, yolu intikamıdır ...
Updated at
Reads
**“Ben Gonca .Emanet verildiğim adam tarafından ‘aşk’ adı altında esir edildim.Beni koruyacağını söylediler.Ama Kalender'in koruması, bir kafes gibiydi.Bakışları üzerimdeyken nefes almak bile yasaktı; dokunmadığı halde beni sahiplenmişti.Kalbim sevdi mi onu?Belki…Çünkü karanlık bir adamın yanında, korku ile arzu arasındaki çizgi çok inceydi.Bazen onun yanında güvende hissettim.Bazen de kaçmak istedim ama nereye?Çöl kadar geniş bir dünyada, tek esaretim onun adını taşımaktı.Aşk dedi.Ben ise esir kaldım.”**
Updated at
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.