KÖKLERİN DİYETİ: BERDEL +18
READING AGE 18+
Diz çök ve toprağına sahip çık Mirza Ağa. Çünkü bugün o tarlaya sadece tohum değil, intikamımı ektim."Mardin’in kavurucu sıcağında, on yıldır sürgün olduğu o kızıl toprağa geri döndüğünde Efsun’un elinde sadece reddetme belgeleri vardı. Ama kaderin onun için başka planları vardı; babasının katilinin oğluyla aynı yatağa kelepçelenmek gibi.Efsun, şehirden gelen o asi ziraat mühendisi, ayağında çizmeleri ve gözlerinde nefretle o kanlı tarlaya adım attığında; karşısında Mirza’yı buldu. Bir inşaat mühendisi kadar soğuk, Mezopotamya’nın taşları kadar sert ve bakışlarıyla teni yakacak kadar tehlikeli bir adam.Bir yanda namluların gölgesinde kıyılan mecbur bir nikah, diğer yanda dokunduğu her yeri küle çeviren bir arzu...Mirza, kardeşini kurtarmak için bu berdeli kabul ederken, Efsun’u sadece bir "diyet" olarak görüyordu. Ancak o konağın kapısı kapandığında ve gece sustuğunda, aralarındaki nefret, kontrol edilemez bir şehvete dönüşmeye mahkûmdu. Mirza, betonla gömmeye çalıştığı geçmişin hesabını, Efsun’un boynuna doladığı elleriyle sormaya kararlıydı.“Sen benim için sadece babamın öldüğü yerin tapususun Efsun. Ama o tapuyu kendi kanımla mühürleyeceğim.”Efsun ise pes etmeyecekti. Havin Ana’nın zehirli bakışlarına, konaktaki düşman duvarlara ve Mirza’nın o yakıcı, karanlık tutkusuna karşı dimdik duracaktı. O tarlaya tohumları ekecek, Mirza’nın kurduğu o lojistik imparatorluğunu ve kalbindeki o taşları tek tek yerinden oynatacaktı.Aynı evde iki yabancı, aynı yatakta iki düşman... Birbirlerinden nefret ederken, birbirlerinin tenine susamış iki ruh. Töre onları bir araya getirdi, ama aralarındaki o karanlık şehvet onları ya kurtaracak ya da tamamen yok edecek.Köklerin Diyeti: BerdelBarut kokusu, terli tenler ve imkansız bir esaretin hikayesi...Yazar: Violette de Lune
Unfold
Doğu’nun güneşi yine tenimi değil de ruhumu kavurmak için doğmuştu o sabah. Gözlerimi açtığımda tavanın o yüksek, taş dokusu üzerime çökecekmiş gibi hissettim. Burası artık benim hapishanemdi; adına “berdel” dedikleri, iki ailenin günahlarını benim bedenim ve geleceğimle ödediği o kadim pranga.
Yataktan kalkıp aynaya baktığım……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……