KALBİN BENİM 2
READING AGE 12+
Karşımdaki kapıya yaşlı gözlerimle bakarken, herşeyin yalan olması için dua ediyordum..."Allah'ım ne olur yalan olsun, ne olur.."Gösterişli evin gösterişli kapısının zilene giden elim titrerken, içeride yankılanan zil sesini duyabiliyordum...Açılmayan kapıya tekrar elimi uzatmıştım ki, sert bir şekilde açılmasıyla bulunduğum yerde kalakalmıştım...Karşımda iki gecedir eve uğramayan adam vardı...Kocam...Üzerinde ise iki gece önce evden çıkarken giydiği takım elbisesi...Gömleğinin düğmeleri açık ve saçları dağınık bir şekilde karşımda duruyordu...Tutmaya çalıştığım göz yaşlarım, içeriden seslenen kadının sesini duyunca yanaklarımdaki yerini almıştı..."Burak kim gelmiş..."Hala bir heykel gibi karşımda dikilmiş bana bakan adam şaşkınlığını üzerinden atıp ismimi söyleyerek, yanıma gelmek için bir adım atmıştı ki elimi kaldırarak durmasını sağlamıştım..."Sakın..." dedim zar zor çıkan sesimle...O ara içeriden çıkan kadın Burağın yanındaki yerini alınca, ikisinede iğrenerek baktım...Onunda yüzünde şaşkın bir ifade vardı...Burağın üzeri ne kadar darma dağınıksa, yanındaki kadınında üzeri o kadar düzenli ve iş için giyildiği belli olan bir kıyafet vardı..."Güneş'im.." dediğinde hızla bana doğru atılmıştı ki, nasıl attığımı bilmediğim bir çığlık çıktı ağzımdan..."YAKLAŞMAAA...Sakın bana yaklaşma...Sen, sen bizi bitirdin..."Başını inamazcasına sağa sola sallarken, daha fazla bu görüntüye dayanamıyacağım için arkamı döndüm ve titreyen bacaklarımı hareket ettirmeye çalışmıştım...Bahçe kapısından çıkmak üzereyken, kolumdan çekilmemle durmak zorunda kalmıştım..."Güzelim dinle beni, göründüğü gibi..." diyerek konuşmaya çalışmıştı ama yüzüne indirdiğim tokat yankılanmıştı resmen açık havada...Avuç içim acıdan sızlarken, kalbimin acısı yanında hiç kalıyordu..."Senin yanında bulduğum huzur, gökyüzünün maviliğinde bile yoktu biliyor musun...Ama sen benim huzurumu, mutluluğumu yerle bir ettin Burak..."Onun bendeki en güzel simgelerinden biri olan yüzügümü yavaşça parmağımdan çıkardım ve göz yaşlarım için ayaklarının dibine attım...Dizleri üzerine çöktüğünde, daha fazla burada duramıyacağımı anlayarak son sözümü söyleyip göz yaşları içinde orayı terkettim..."BİTTİ..."Biz diye bir şey yoktu artık...Biz bitmiştik...
Unfold
4 yıl sonra...
Merdivenlerden gelen gürültü her saniye daha çok salona yaklaşıyordu ve elimdeki soğuk portakal suyunu yavaşça masanın üzerine bırakmak zorunda kalmıştım..
Saat öğleye geliyordu ve biz hala evden çıkamamıştık.. İki dirhem bir çekirdek hazırlanmış kocamın aşağıya inmesini bekler……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……