zıt kutuplarda aşk
READING AGE 18+
Yorucu bir nöbet sonrası eve geldim. Evin bahçesinde kardeşim Burak ve yanında esmer, koyu kahve saçlı, 1.65 boylarında çıtı pıtı bir kız vardı. Gözlerim bir Burak'ın bir kızın üzerinde gidip geldi. "Burak'çım, arkadaşını tanıştırmayacak mısın?" dedim. Burak, "Evet ablacım, tanıştıracağım, karımı," dedi.
Kafamın içinde şimşekler çakmaya başladı. İlk önce iki gündür nöbette olduğum için yanlış duydum herhâlde dedim içimden. Burak'a dönüp "Kim?" diye sordum. Burak hiç tereddütsüz, "Eşim, Selen," dedi.
"Eşin! Ne zaman sana kız istedik, ne zaman evlendin, ne zaman düğünün oldu canım kardeşim?" dedim. Burak, "Bugün kaçırdım ve yıldırım nikahıyla evlendik," dedi.
"Yuhh! Burak, ne işler karıştırıyorsun sen? Kim bu kız? Ne tür belaya karıştın sen? Çabuk bu kızı evine götür, ailesi merak etmiştir."
"Abla, resmî olarak evlendik. Karım o benim."
Sinir tepeme çıktı. "İyi halt yedin. Babam öğrensin de vursun seni topuklarından!"
"Abla, ne yapsaydım? Kız hamile. Bıraksaydım da öldürseler miydi?"
"Neden öldürsünler gerizekalı kardeşim? Gidip isterdik, evlenirdiniz. Neden kaçırdın ki kızı?"
"Abla, vermezlerdi. Onlar Mardinli, biz Trabzonlu. Hem babamı kızı istemeye nasıl ikna edecektik? Hadi babamı ettik diyelim, babası bize kız mı verir?" diye açıklamaya kalmadan dışarıdan silah sesleri gelmeye başladı. "Selen!" diye sesler yükseldi dışarıdan. "Abim bu! Öldürecekler bizi Burak, ne yapacağız?" deyip ağlamaya başladı. Evimizin etrafını saran adamlarla kavga ediyorlardı, eve girmeye çalışıyorlardı.
"Saçmalama Selen, neden öldürsünler? Konuşuruz, hallederiz."
"Burak, biz Mardin'in önde gelen aşiretlerinden Saruhan aşiretindeniz."
"Ne olmuş yani? Biz de Fettahoğlu Trabzon'un önde gelen ailesiyiz."
"Burak, aşiret diyorum! Öldürecekler bizi!"
Daha fazla dayanamadım. "Tamam, susun! Geçin içeri, bekleyin beni. Dışarıdaki dağ ayılarıyla konuşup geleceğim." Selen ağlamaya devam etti ama itiraz etmedi. "İş başa düştü, ne yapalım. Dışarıdaki kendi bilmezlere hadlerini bildirelim." Elime telefonu aldım ve polisi aradım. Sonra dışarı çıktım.
Dışarı çıkar çıkmaz herkesin gözü bana döndü. Bizim adamlar birden etrafımı sardı. İçlerinden Erol abi, "Asel Hanım, neden dışarı çıktınız?" "Erol abi, dışarıdan silah sesleri geldi. Çıkıp bu hadsizler kim, dertleri ne bir sorayım dedim." İçlerinden uzun boylu, koyu kahve saçlı, esmer tenli, karayağız bir adam bariton bir sesle, "Asıl hadsiz, senin soysuz kardeşin! Kardeşimi kaçırdı, namusumu kirletti. Biz Saruhan ailesiyiz, aşiretiz. Bunun bedeli ağır olacak!" dedi. Zaten uykusuzdum, bunları duyunca sinir katsayım yükseldi ve ben de yüksek perdeden bağırmaya başladım. "Sen kimsin de bizim aileye soysuz diyorsun be? Kimsin sen? Hadini bil öyle konuş!"
Unfold
Hakanın analtımı
Dayı olacağımı öğrendiğimden beri içimde tarifi zor bir mutluluk var ama bir yanım da buruk... Asel’in akşam kurduğu o cümleden sonra, aslında içten içe baba olmayı ne kadar çok istediğimi fark ettim. Henüz gerçekleşmemiş bir ihtimalin düşüncesi bile bu kadar güzelse, kim bilir aslı nasıldır? Doğrusu,……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……