Yaman Sevda |+21|
READING AGE 18+
“Enişten sayılırım ben senin," dedi Yaman. Sesi bağırmaktan uzak, ürkütücü derecede sakindi. "Nalan’ın kocası olacaktım. Şimdi karşıma geçmiş, karım olduğunu söylüyorsun.
Bu odaya gelip yatağıma girmek için can atıyorsun."Yaman bir adım daha attı. Aralarındaki mesafe kapandıkça, üzerine sinen yabancı ve soğuk koku Nare’nin ciğerlerine doldu.
"Bu kadar mı gurursuzsun sen?"
Nare’nin göğsü hızla indi kalktı. Boğazına batan keskin sızıyı yutkunarak geçirmeye çalıştı ama nefesi yetmedi. Parmak uçları buz kesmişti; hissetmemek için ellerini önünde birleştirip tırnaklarını avucuna bastırdı.
İçindeki ses çığlık çığlığaydı: Gurursuz mu? Benim buraya gelene kadar ne yaşadığımı, ablamın arkasında bıraktığı enkazı temizlemek için kendimi nasıl kurban ettiğimi bilmeden beni suçluyordu.
Ama sustu. Kendini temize çıkarmak için Yaman'ın karşısında yalvaracak, durumunu acındıracak değildi. Gözleri doldu ama yaşların yanaklarından süzülmesine izin vermedi. Gözlerini kırpıştırıp ıslaklığı geri gönderdi.
"Ablanın yerine geçmek kolay oldu mu?" diye sordu Yaman, gözlerini bir an bile çekmeden.Nare çenesini kaldırdı. "Hiçbir şey kolay olmadı."
"Benim hayatımı çaldın."
"Hayatını çalan kişi ben değildim."Yaman’ın dudaklarının kenarı çok hafifçe kıvrıldı ama bu bir gülüş değildi. Gözleri, Nare’nin hemen arkasında duran kırmızı saten örtülü geniş yatağa kaydı, sonra tekrar Nare’nin ela gözlerine döndü.
"Nalan’ın geride bıraktığı ne varsa sahiplenmeye dünden meraklıymışsın gibi duruyor buradan bakınca. Şimdi bu odadasın. Benimlesin."
"Annem, teyzemin yerini aldı. Ben de ablamın yerini aldım," dedi Nare, kelimelerin üzerine basa basa."Bu ailede kadınlar hep başkalarının kaderini yaşıyor."
Yaman’ın gözlerinde anlık bir şüphe, çok hafif bir dalgalanma belirdi. Nare, aralarındaki mesafeyi hiçe sayarak Yaman’a doğru yarım adım attı. Şimdi gözlerinin içindeki saf, kırılmaz öfke tamamen gözler önündeydi.
"Beni buraya ablamın günahlarını ödeyeyim diye babam getirdi, senin ailen de kapıyı açıp içeri aldı. Kendi rızamla gelmediğim, adını bile anmak istemediğim bu odaya mahkum olmak benim cezam zaten. Ama bana sakın... sakın bir daha gurursuz deme."
Unfold
Sırtıma çarpan sert rüzgarla birlikte kuru, tozlu toprağa kapaklandığımda, arkamdan kapanan kapının sesi gecenin karanlığında adeta bir silah gibi patladı.
Hemen arkasından babamın hırsla hazırlayıp fırlattığı küçük kumaş bavul, sol yanağımdaki keskin sızıya çarparak yere düştü. Fermuarı patlamış bavuldan dışarı sarkan birkaç……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……