HERCAİ
READING AGE 18+
Midyat’ın taş konaklarında, herkesin imrendiği bir evlilik yaşayan Dila ve Ciwan, mutluluklarıyla dillerde dolaşır. Ancak bu mutluluk, konağa kuma getirilmesiyle paramparça olur. Dila’nın güveni ve sevinci yerini kırgınlığa bırakırken, Ciwan’ın ihtirasları onu içinden çıkılmaz bir karanlığa sürükler.Konağın kadınları arasında başlayan gizli hesaplaşmalar Jinda’nın ihanetiyle derinleşir. Dila’nın dünyası altüst olurken, geçmişten gelen Baran yeniden karşısına çıkar. Dila, hem kalbinin hem de onurunun sesini dinlemek zorundadır.Berzan, ağalık otoritesiyle kardeşini dizginlemeye çalışsa da Ciwan’ın saplantısı “Benim olanı kimseye yar etmem!” sözleriyle düğün gecesi taş avluya kurşun yağdırır. Tam her şeyin biteceği anda, yıllarca susturulan Jinda tetiği çeker; uğruna hayatını verdiği adamı kendi elleriyle vurur.Ciwan’ın ölümü, Çemşit Ağa’yı felç bırakır, Besna Hanım’ı pişmanlıkla diz çöktürür. Ama Dila için bu kanlı gece, yeni bir başlangıcın işaretidir. Bir yıl sonra kucağında bebeği, yanında Baran ve avluda kahkahalarıyla oynayan çocuklarıyla Dila, “küle dönmüş bir yuvadan yeniden doğan” kadının simgesine dönüşür.Bu hikâye, bir konağın yıkılışını, bir aşkın yeniden doğuşunu ve bir kadının kendi kaderine sahip çıkışını anlatır.
Unfold
Çevresindeki herkes korkuyla geri çekilmişti. Hizmetçiler avlunun köşelerine sinmiş, kadınlar çocuklarıyla birlikte odalara kaçmıştı. Ama Ciwan kendine her şeyi hak görüyordu. Kendi kafasında hâlâ hükmünü sürdüren bir adamdı. "Ben dersem olur, ben dersem biter," diyordu. Oysa gerçek artık değişmişti.
Tam o sırada Berzan, ağır adımla……
Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.
If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.
Waiting for the first comment……