228
VISITORS
7

ABOUT ME

umarım kitaplarımı beğenirsiniz.Beni takip etmeyi unutmayın...?????

ABOUT ME

umarım kitaplarımı beğenirsiniz.Beni takip etmeyi unutmayın...?????
FOLLOWING
You are not following any writers yet.
More

STORY BY Peri Peri

GECENİN KARANLIĞI+21

GECENİN KARANLIĞI+21

Reads

Ben "Erva 23 yaşındayım annem yok babam yok bu hayatta tek başıma yım kimsem yok ."Ama bazen keşke bu dünya beni seven biri olsa diyorum.Ben doğduğumdan annem doğum da hayatını kaybetmiş babamın kim olduğunu bilmiyorum.Doğumdan sonra beni yetimhaneye vermişler .Sonra da o gece katil olduğum gün ben yetimhaneden kaçmak zorunda kaldım.Ama keşke kaçmayıp cezamı çekseydim .Belki şu an bunları yaşamak zorunda kalmazdım ...

Updated at

Read Preview
GERÇEK SEVGİ +18

GERÇEK SEVGİ +18

Reads

Hakkâri’nin sert dağları ve sessiz köylerinden birinde yaşayan Havin, henüz 20 yaşında genç bir kızdır. Küçük yaşta annesini kaybetmiş, babasının kurallarıyla büyümüş sessiz ama inancı güçlü bir genç kadındır. Tesettürlüdür, sınırlarını bilen biridir ve namahrem bir erkeğin elini bile tutmaktan kaçınır.Ama hayatı, babasının verdiği bir kararla değişir.Babası onu, Havin’in hiç istemediği bir adamla sözlendirir. Bu adam Havin’e karşı normal bir sevgi değil, tehlikeli bir takıntı beslemektedir. Havin ise ona her zaman mesafe koyar, ne yakınlaşmasına izin verir ne de dokunmasına.Bu durum adamın öfkesini ve saplantısını daha da büyütür.Bir gün adam Havin’e:“Seni arkadaşlarımla tanıştıracağım.” der.Havin bunun sıradan bir buluşma olduğunu düşünür. Ama gittiği yer bir tuzaktır.Issız bir yerde adam gerçek yüzünü gösterir. Havin’i zorla yere iter ve ona yaklaşmaya çalışır. Havin korku içinde geri çekilir, gözleri dolarak yalvarır:“Yapma… lütfen yapma…”Tam o anda, o yoldan geçen bir asker olan genç adam gördüğü manzaraya kayıtsız kalamaz.Bir anda her şey değişir.O gece yalnızca Havin’in hayatı kurtulmaz…Kaderi de değişir.Çünkü o askerle Havin’in yolu, o karanlık gecede kesişmiştir.Ve bu karşılaşma…İkisinin de hayatını sonsuza kadar değiştirecektir.

Updated at

Read Preview
KARANLIĞIN İÇİNDEKİ IŞIK +21

KARANLIĞIN İÇİNDEKİ IŞIK +21

Reads

Gece İstanbul’un üzerine ağır bir karanlık gibi çökmüştü. Limanın kenarında siyah arabalar birer birer duruyordu.Arabadan ilk inen adam Karan Alp Arslan oldu.Uzun siyah paltosunu düzeltti. Yanındaki adamlar hemen arkasında durdu. Bu şehirde herkes tek bir şeyi bilirdi…Karan Alp Arslan’ın olduğu yerde hata yapılmazdı.Karşısındaki adam korkuyla konuştu.“B-beyim… Ben sadece bir hata yaptım.”Karan yavaşça ona yaklaştı. Gözleri buz gibiydi.“Ben hataları affetmem.”Silah sesi geceyi ikiye böldü.Tam o sırada limanın biraz ilerisinde küçük bir kafenin ışıkları hâlâ yanıyordu.Kafenin içinde Beren Kaya masaları topluyordu. Uzun siyah saçları omzuna düşmüş, yüzünde yorgun ama zarif bir ifade vardı. Hayatı sade ve sessizdi.O gece sadece işini bitirip eve gitmek istiyordu.Ama dışarıdan gelen o silah sesiyle irkildi.Kapıya doğru yürüdü ve istemeden dışarı baktı.Gördüğü şey kalbini hızlandırdı.Siyah arabaların arasında duran uzun boylu, sert bakışlı bir adam…Karan Alp Arslan.Karan da o anda kafasını kaldırdı.Gözleri Beren’le buluştu.Ve o an ikisi de bilmiyordu…Bu karşılaşma ikisinin de hayatını tamamen değiştirecekti.

Updated at

Read Preview
KALBİMİN SAHİBİ+18

KALBİMİN SAHİBİ+18

Reads

Ben bugün çok üzgündüm . Çünkü deprede tüm ailemi kaybetmiştim .Daha dün annemle babamla yemek yerken bugün onları Kara toprağa verdim.Onlara çok kızgınım, çünkü beni bu dünyada tek başına bırakıp gittiler . Ben onların mezarında ağlarken ,bir el omzuma geldi ,kafamı kaldırıp baktığımda bu kişiyi ,tanımıyordu .Bana su uzatiyordu,"iyimisiniz" dedi.Bende "teşekkürler iyiyim" dedim.Bana "geçmiş olsun yenimi kaybettiniz Ailenizi " dedi.Bende "evet ćok yeni "sonra elimden tutup kalkmama yardım etti."Teşekkür ederim" dedim .Elimi uzattım "Ben Derin " dedim O da elimi sıktı "Bende Demir Çelikoğlu"dedi. Ben tam gidecekken,bana "Numaranı versene belki konuşmak istersin yani kötü bir amacım yok sadece acını paylaşmak istiyorum" dedi .Bende verdim" içimden birses yine karşılaşicaz diyor "dedi .Ve ben hayatımın aşkıyla tanıştığımı bilmeden ,gittim ordan...

Updated at

Read Preview
GÖRÜCÜ USULÜ AŞK+21

GÖRÜCÜ USULÜ AŞK+21

Reads

Ben Helin Kandemir. Kandemir aşiretinin kızıyım. Küçüklüğümden beri babamın sertliğiyle büyüdüm. Evimizin içinde çoğu zaman korku vardı. Ama annem… annem benim tek sığınağımdı. Her zaman yanımda olur, beni korumaya çalışırdı. Bir gün köyde büyük bir haber yayıldı. Mardin’in güçlü ailelerinden biri bana görücü gelecekti. O günden sonra Kandemir Konağı’nda hazırlıklar başladı. Avluda kadınlar telaşla dolaşıyor, mutfaktan yemek kokuları yükseliyordu. Hizmetçiler oradan oraya koşuyor, herkes büyük bir misafir gelecekmiş gibi heyecanla çalışıyordu. Evde neredeyse herkes mutluydu. Ama o kalabalığın içinde mutlu olmayan tek kişi bendim. Odamın penceresinden avluya bakıyordum. Herkes gülüyor, konuşuyor, hazırlık yapıyordu. Benim içimde ise garip bir sıkıntı vardı. Kalbim sanki istemediğim bir yola sürükleniyormuş gibi ağırlaşıyordu. Annem odama gelip saçlarımı okşadı. Gözlerime baktı ama bir şey söylemedi. Belki de içimdeki isteksizliği o da görüyordu. O gün Kandemir Konağı’nda herkes mutluydu… Ama Helin Kandemir değildi. Çünkü ben içten içe hissediyordum… Bu görücü gelişi, hayatımı tamamen değiştirecekti. Kandemir Konağı’nda hazırlıklar bitmişti. Akşam güneşi avlunun taşlarına vururken herkes kapıya doğru bakıyordu. Bir süre sonra uzaktan gelen araba sesleri duyuldu. Konağın önünde siyah arabalar durdu. Arabalardan Mardin’in güçlü ailelerinden biri indi. Erkekler ağır adımlarla yürürken kadınlar da arkalarından geliyordu. Konağın avlusunda bir anda derin bir sessizlik oldu. Babam onları büyük bir gururla karşıladı. Tokalaşmalar, saygılı selamlaşmalar oldu. Herkes birbirine dikkatle bakıyordu. O sırada ben odamda oturuyordum. Ellerim titriyordu. Annem yanımda duruyordu. Bana hazırladıkları elbiseyi giymiştim ama kalbim hiç bu anı istemiyordu. Annem yavaşça yüzümü tuttu. “Korkma kızım,” dedi sessizce. Ama ben korkuyordum. Çünkü hayatım hakkında verilecek kararın benim elimde olmadığını biliyordum. Biraz sonra kapı çalındı. İçeri bir kadın girdi. “Helin kızım, misafirler seni görmek istiyor,” dedi. Kalbim hızla atmaya başladı. Ayağa kalktım. Annem elimden tuttu ve birlikte odadan çıktık. Konağın büyük salonuna doğru yürürken herkesin gözlerinin bana çevrileceğini biliyordum. O salona girdiğimde kaderimle ilk kez yüz yüze gelecektim… İstersen bir sonraki bölümde: Helin’in salona girip görücülerin karşısına çıkmasını Mardinli ailenin oğlunun Helin’i ilk kez görmesini Salonda konuşmalar devam ediyordu. Büyükler birbirleriyle sohbet ediyor, kahveler ikram ediliyordu. Ama Helin’in içindeki gerginlik hiç azalmıyordu. Bir an babasının sert bakışlarını üzerinde hissetti. Helin hemen başını eğdi. Babasının öfkesini çok iyi tanıyordu. En küçük bir hareketinde bile sinirlenebilirdi. Mardin’den gelen genç adam ise hâlâ ara sıra Helin’e bakıyordu. Sanki onun sessizliğini anlamaya çalışıyordu. Bir süre sonra Helin’in babası konuştu: “Kızım utangaçtır biraz,” dedi sert bir sesle. Helin hiçbir şey söylemedi. Sadece ellerini sıkıca birbirine kenetledi. Mardinli genç adam sakin bir şekilde cevap verdi: “Utangaç olmak kötü bir şey değil.” Salonda kısa bir sessizlik oldu. Helin o anda ilk kez başını kaldırıp ona baktı. Genç adamın sesi sert değildi… aksine sakin ve saygılıydı. Biraz sonra kadınlar Helin’i mutfağa götürdü. Gelenek gereği kahve hazırlaması gerekiyordu. Helin mutfağa girdiği anda derin bir nefes aldı. Ellerinin titrediğini fark etti. Annesi yanına gelip yavaşça fısıldadı: “Korkma kızım.” Helin kahveleri hazırlarken içinden tek bir şey geçiriyordu: Acaba bu evlilik gerçekten kaderimi değiştirecek miydi… yoksa beni başka bir bilinmezliğe mi sürükleyecekti? Birkaç dakika sonra kahve tepsisini eline aldı ve tekrar salona doğru yürümeye başladı… Ama birazdan olacak şey, Kandemir Konağı’ndaki herkesin kaderini değiştirecekti. İstersen bir sonraki bölümde çok daha dizi gibi bir olay yazabilirim. Mesela: Helin kahveyi verirken babası sert bir şey yapıyor Helin kahve tepsisini titreyen elleriyle salona getirdi. Salon yine sessizleşti. Herkes onun tepsiyi nasıl tutacağını, kahveleri nasıl dağıtacağını izliyordu. Bu, yıllardır süren bir gelenekti. Helin önce büyüklerin önüne kahveleri koydu. Sonra yavaş adımlarla Mardin’den gelen genç adamın önüne geldi. Başını kaldırmadan fincanı uzattı. O anda genç adam sakin bir sesle konuştu: “Teşekkür ederim, Helin.” Helin kısa bir an başını kaldırdı. Göz göze geldiler. Genç adamın bakışlarında sertlik değil, garip bir sakinlik vardı. Tam o sırada babasının sert sesi salonda yankılandı: “Düzgün ver kahveyi!” Helin irkildi. Eli hafifçe titredi. Fincanın içindeki kahve biraz taşarak tabağa döküldü. Salonda kısa bir gerginlik oluştu. Helin hemen geri çekildi ve başını eğdi.

Updated at

Read Preview

Navigate with selected cookies

Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.

If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.