190
VISITORS
6

ABOUT ME

ABOUT ME

FOLLOWING
You are not following any writers yet.
More

STORY BY Nisanur Çelikcanlı

GECEYİ YARAN FERYAT

GECEYİ YARAN FERYAT

Reads

​"Bir ses duydunuz mu? Bir çığlık, bir kurşun sesi?​Duymadınız. Merak etmeyin, sadece siz değil, kimse duymadı feryatlarımı. Ben burada sessizce ölüyorum; gözleriniz kapalı, kulaklarınız sağır feryatlarıma. Yardım çığlıklarıma dilleriniz suskun.​Etrafımda benden umut dilenen o insanlar da görmedi tükendiğimi. İşlerine gelmedi çünkü... Bundandır şimdi yüzüme bakamayıp başlarını önlerine eğmeleri.​ Ama yemin ederim... Yemin ederim ki devran dönecek. Gün gelecek, canımı yakan, beni duymayan herkes benim şu an durduğum bu karanlık yerde olacak. Benim yerimde olacaksınız!Kaçamayacaksınız bu vebalden, nereye gitseniz benim bu kırılmışlığımın kokusu sinecek üzerinize. Gün gelip de etrafınızdaki o sahte ışıklar söndüğünde, çaresizliğin ne demek olduğunu o körelmiş kalplerinizle tek tek tadacaksınız. Ben gidiyorum; ama arkamda silinmeyecek bir ah, geçmeyecek bir sızı bırakarak... İlahi adalete emanet ettiğim o gün geldiğinde, yüzünüze bakacak bir yüzünüz bile kalmayacak. Şimdi... Ben hayatımdan, hayallerimden ve kendimden vazgeçiyorum. Sizi de kendi vicdanınızın sessizliğiyle baş başa bırakıyorum."elindeki silahla avlunun tam ortasında bir kurşun sıktım gökyüzüne doğru ne eksik ne fazla tükenmiştim artık.işte şimdi duydunuzmu silahın sesini duyun herkese duyuracam .​ "Ahtım olsun; beni bir ömür boyu bu mutsuzluğa, bu kimsesiz karanlığa mahkûm ettiniz ya... Siz de gün yüzü görmeyin, siz de asla mutlu olmayın. Beni kendi ellerinizle bu cehennemin ortasına ittiniz; dilerim ki benim yandığım bu ateş, bundan sonra sizin de kalbinizde yansın.​Ben bugün vazgeçiyorum; hayatımdan, hayallerimden, sizden ve bana verdiğiniz o soyadından! Adımı kirlettiğiniz, ruhumu diz çöktürdüğünüz yeter. Yemin ederim bir daha ne dirim dirinize yoldaş olacak, ne de ölümümünüze tek bir damla gözyaşı düşecek. ​Şimdi kendi cehenneminizde, benden çaldığınız o ahın gölgesinde yaşayın. Ben penceremi kapattım, kıyametiniz mübarek olsun ne ölünüze ne ölüme " Diye haykırdım bütün avluda. üstümdeki siyah ,kefeni sürüyerek kapıya yürüdüm kefen siyah olurmu demeyin benim için bundan sonra herşey ziftten beterdi . tam karşıma asıl celladıma baktım elimdeki silaha bakıyordu almak için elini uzattı ama vermedim çünkü silahta kalan 11kurşunu beni ölüme atanlara saklamıştım . son kurşunu ise kendime ama bunu kimse bilmiyordu .tam gözlerine baktım kefenimden daha siyah olan gözlerinin içine sesim kısıktı "AHTIM VAR ben Affetmiyorum ALLAHTA Affetmesinin,"

Updated at

Read Preview
siyah gül

siyah gül

Reads

Urfanın sıcağı insanın dışını yakar derler ama benim içimdeki o sıcak çoktan her yeri ateşe vermişti kalabalık olan yerde yavaşça yürürken insanların gözlerinin içine bakıp kendimden geriye bir parça aramayı bırakalı çok olmuştu vazgeçmek dünyanın en sesiz intiharıdır denmiş ,peki kim demiş bu sözü biliyor musunuz bir çok rivayet var ama bence bu sözü söyleyen sıradan biriymiş ünlü olmayan mükemmel bir hayatı olmayan hatta o kadar sıradanmışki kendinden bile vazgeçerken kimsenin haberi olmamış evet vazgeçmek en sessiz intihardır ve evet Ben vazgeçiyorum öncelikle aşkımdan sonra sevilmek için bekliyen ve bir türlü sıra gelmeyen sevgiden ,gururumdan , Ailemden ben kendimden geçiyorum evet vaz geçiyorum peki bunu kim biliyor mesela nefes alırken bile zorlandığımı ellerimin titrediğini acıdan kıvrandığımı etrafımdaki yüzlerce insandan kim biliyor hiç kimse. Evet benim hikayem hep buydu hiç kimse Dünyadaki en ağır yük içi başkasıyla dolu bir kalbe tutunmaktır ve ben bu ağır yükü sırtlanmıştım bir kaç ay önce hayat insanı göklere çıkarırken şimdi benim olduğum gibi yerin dibine sokuyordu nasılmı oluyo tahmin bile edemiyeceğiniz kadar acımasızca düşüncelerimin arasında bir ses duydum SAYIN YOLCULARIMIZ AMERİKA VARIŞLI 117SEFERLİ UÇAĞIMIZ SON ÇAĞRIDIR LÜTFEN YOLCULARIMIZ YOLCU KAPISIN GELSİNLER Benim yolumda buraya kadarmış başka bir hayat için gitmem gerekiyor ama Allah büyük ya öyle bir dönecektimki kimse önümde baş kaldıramayacaktı herkes sözüme biat edecekti bu da benim yeminim olacaktı 8Ay önce Almira 'dan Gözlerimi açmakta zorlandım uykudan uyanmak çok güçtü baktım epey bi zorlandım neden bu zorluğun üstesinden geleyimki dedim ve uykunun beni tekrar götürmesine memnuniyetle izin verdim tabi birileri izin vermedi bu sefama "Ahh Anne kopardın be kadın "çemkirme Anneye valla bak ısırırım bu sefer götünün diğer lobunu kalırsın ortada hadi kalk kahvaltıya " "Anne siz yapın benim çok uykum var uyuyayım noluur" "olmaz Almila hahvaltı saati ne uykusu bu saatte baban izin vermez gelir o kaldırır seni" "sen oyalarsın onu Almila çok yorgun dersin he " "aman sanki beni dinliyorda" "geçen istediğin pahalı kolyeyi alabilmek için bir dudak büktün adam aklı gitti aldı nasıl senin dediğini yapmıyor" "herhalde alıcak bulmuş benim gibi hatunu en pahallı kolyeleri mücevherleri almış çokmu hem oda benden ne istiyorsa yapmıyormuyum " "yok yapmıyorsun " "ne demek yapmıyorum istediği gecelikleri giyiyorum bunu niye söylemiyorsun " "tamam annecim daha detaya girme inandım bak tamam sen in ben hazırlanıp geliyorum " "aferin her daim annenin yanında ol hadi seni bekliyoruz götünü öptüğüm " "Anne lütfen böyle argo kelimeler söyleme çok ayıp " "aman ne ayıbı sen daha ayıp görmemişsin hadi hadi çok konuşmada hazırlan" kapı kapanınca hızlıca duşa girip hazırlandım üstümde uzun bir crop altımda dar bı pantolon beyaz spor ayakabılarlada sıradan ama güzel bir görüntü yakaladım aşağıya indiğimde her zamanki kalabalık aile resmi beni karşıladı başta babam yanında her zamanki gibi annem karşısında abim onun yanında ablam amcam yengem ve kuzenlerim vardı eee babam zengin olunca ister istemez ailede kalabalık oluyordu amcamın kendine ait evi vardı ama inatla ailecek burda kalmaya devam ediyorlardı sandalyesinde kahvaltıya başlamak için beni bekleyen babama kuzenim eylülden bir soru geldi "Amca hergün kahvaltıya başlamak için kızını beklemek zorundamıyız hoşuna gidiyormuş gibi bize hergün bunu yapıyor" babam gayet makuldu"bunu hergün yaşaman için seni kimse mecbur bırakmıyor eylül bundan sonra kahvaltını kendi evinde yaparsın böylece bekleme sorununda ortadan kalkar" eylül abla bunu duyunca başını boş tabağına eğdi ve sustu tabi başka bir şansıda yoktu babama cevap veremezdi konaktan ayrılsalar paraları kesilmezdi ama şimdiki gibide bol gelmezdi babam bana asla laf söyletmezdi bunun bilincindeydi hepsi ama eylül abla fırsatını buldukçada laf söylemekten geri durmazdı kıskançlık böyle bir şey işte insanı zehirler ve hiç olmadığı biri gibi yapardı masaya oturup babamı öptüm o da herkesin başlaması için bi işaret yaptı benim tabağımı kendisi doldurmaya başladı bunu her zaman yapardı alışkanlık haline getirmiştik ikimizde ve bu hayataki en güzel alışkanlığımdı her yemeketen önce tabağımı tıka basa doldurur sonra kendi yemeğine dönerdi onu çok seviyordum benim herşeyimdi kahvaltı faslı bittiğinde herkes kalkmış erkekler işe kadınlar dağımıştı tabi babam en son çıkmıştı annem kaşla göz arasında babamı odalarına sokup çıkarmamıştı babam odadan çıktığındaysa yamulmuş kravatını düzeltiyordu artık ne yaptılarsa günahları boyunlarına Annemle babam aşk evliliği yapmış hemde ne aşk babam annem için tüm şehri aşireti karşısına almış ve evlenmiş babam 50 yaşına gelmiş ama hala annem bakarken gözlerindeki şükür ifadesini görebiliyorum o kadar özeniyorumki onlara bende aşık olmak istiyorum bu duamı hep ederdim ama eksik ediyormuşum ben sevilmediğimde anladım bunu Allah karşılıklı olmayan sevgiyi içim düşürmesin

Updated at

Read Preview

Navigate with selected cookies

Dear Reader, we use the permissions associated with cookies to keep our website running smoothly and to provide you with personalized content that better meets your needs and ensure the best reading experience. At any time, you can change your permissions for the cookie settings below.

If you would like to learn more about our Cookie, you can click on Privacy Policy.